Anasayfan Yap    Favorilerine Ekle    E-Posta    Tavsiye Et    İletişim 
Bugün : 20 Şubat 2020   
 
 
CezaHukuku.Org
 

Ana sayfa

Haberler

Köşe Yazıları

Bağlantılar

Ziyaretçi Defteri

Forum

Dosyalar

Üyeler

İletişim
 

Menü
Ceza Genel Hukuku
    Öğreti
    Uygulama

Ceza Özel Hukuku
    Öğreti
    Uygulama

Ceza Muhakemesi Hukuku
    Öğreti
    Uygulama

Ceza Mevzuatı
    Kanunlar
    Tüzükler
    Yönetmelikler

Suç ve Mağdur Bilimleri
    Kriminoloji
    Viktimoloji

Hukuk Dergileri
    HPD
    CHD
    İHM
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : fatmanurgedikli
Bugün : 0
Dün : 0
Onay bekleyen : -1
Banlanmışlar : -1
Kayıtlı üye : 135

Kimler Bağlı
 Bağlı üye yok..
Sitede aktif
Üye : 0
Misafir : 1
Toplam : 1
IP No : 34.226.244.70
Site sayacı
Bugün Tekil : 93
Bugün Çoğul : 93
Bugün Toplam : 186
----------------
Dün Tekil : 394
Dün Çoğul : 399
Dün Toplam : 793
----------------
Genel Tekil : 519997
Genel Çoğul : 521961
Genel Toplam : 1041958
Hit haberler
İstanbul Hukuk’ta Kriminoloji ve Ceza Adaleti Yüksek Lisans Programı Açıldı
11. Ceza Hukuku Günlerinin Konusu Koruma Tedbirleri
İstanbul Barosu'nda Bankacılık Suçları Paneli
Türkiye IV. Bilişim Hukuku Sempozyumu Yapıldı
İnternette İşlenen Suçlara İlişkin Kanun Yürürlüğe Girdi
» Anayasa Mahkemesi CMK ve CGTİK’in Müdafiyle İlgili İki Hükmünü İptal Etti

Anayasa Mahkemesi, 01.02.2018 tarih ve 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un, başta Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ile Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun (CGTİK) olmak üzere birtakım kanunlarda (Devlet Memurları Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu gibi) yaptığı bazı değişikliklerin iptaline karar verdi. Öte yandan Mahkeme, aynı Kanunla gerçekleştirilen diğer birçok değişikliğin iptal talebini ise (bir kısmını oyçokluğuyla) reddetti.  

Anayasa Mahkemesince iptal edilen CMK ve CGTİK hükümlerinin müdafiye dair olduğu görülüyor. Mahkeme müdafinin (keza hükümlü vekilinin) görevden yasaklanmasını, belirli suçlardan hakkında (kovuşturmanın yanı sıra) “soruşturma” bulunmasını yeterli görerek genişleten CMK’nın 151. maddesindeki düzenleme ile hükümlünün avukatıyla ilgili görüşme yetkisine dair sınırlamanın, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık olması halini de içerecek şekilde genişleten CGTİK’in 59. Maddesindeki düzenlemeyi oybirliği ile iptal etti.    

Müdafinin hakkındaki soruşturma dolayısıyla görevden yasaklanması  

Anayasa Mahkemesi, 7070 sayılı Kanunun 2. Maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 151. Maddesinin (4) Numaralı Fıkrasına Eklenen “...avukat hakkındaki soruşturma veya...” ile “...soruşturma veya...” ibarelerinin;

“45. Bilgi ve deneyimlerini öncelikle adalet hizmetine vererek adalete ve hakkaniyete uygun çözümler için hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında yargı organlarıyla yetkili kurul ve kurumlara yardımcı olan avukatın hukuk devletinin yargı düzeni içindeki yeri özellik taşımaktadır. Savunma hakkının etkin şekilde kullanılmasına ve maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet eden müdafiin, müdafilik görevini üstlendiği kişinin işlediği ileri sürülen suçla herhangi bir bağlantısı bulunmaksızın veya müdafilik görevini kötüye kullandığına ilişkin herhangi bir olgu mevcut olmaksızın basit bir suç şüphesi nedeniyle müdafilik görevinden yasaklanmasına imkân tanıyan kurallar, müdafi yardımından yararlanma ve savunma hakkı bağlamında bireyi olağan dışı ve aşırı bir yük altına sokmakta; dolayısıyla müdafi yardımından yararlanma ve çalışma hakkına orantısız bir sınırlama getirmektedir.

46. Bu itibarla söz konusu kurallar anılan haklar bağlamında ölçülülük ilkesini ihlal ettiği gibi hukuk devletinin adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır.

47. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 13., 36. ve 49. Maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.

(…) iptal edilen ibareler nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan 5271 sayılı Kanun’un 151. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan “...soruşturma ya da...” ibaresinin de 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,” karar verdi.

Hükümlünün başka bir suçtan dolayı müdafisiyle görüşmesi

Mahkeme, 7070 sayılı Kanun’un 6. Maddesiyle 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 59. maddesine eklenen (10) numaralı fıkranın; “...ile beşinci fıkradaki suçlardan hükümlü olup, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlüler...” bölümünün;

“123. Belli koşullara bağlı da olsa şüpheli veya sanık ile avukatın görüşmesinin kaydedilmesi, görüşmede görevlinin hazır bulundurulması ile bilgi ve belgelere elkonulması şeklindeki kısıtlamalar doğrudan avukat ve müvekkil arasındaki mahremiyeti ortadan kaldıracak niteliktedir. Belirtilen durumlarda şüpheli veya sanığın avukatı ile mahrem bilgileri paylaşması, bilgi alışverişinde bulunması mümkün olmadığından avukatla görüşme hakkının bu şekilde sınırlanması özellikle savunma makamının özel olarak desteklenmesinin gerektiği hâllerde etkili bir savunma yapılabilmesi imkânını önemli ölçüde azaltabilir. Ayrıca kuralda avukat-müvekkil görüşmesinin gizliliği ortadan kaldırılırken şüpheli veya sanığın etkili bir hukuki yardım alabilmesi ve savunma hakkim etkili bir şekilde kullanması yönünde gerekli olan güvencelerin de öngörülmediği anlaşılmaktadır. Müdafi yardımından yararlanma, dolayısıyla savunma ve adil yargılanma hakkının hukuk devletindeki önemi dikkate alındığında kuralla getirilen sınırlamanın kişiye yüklediği külfetin aşırı ve orantısız olduğu, böylelikle şüpheli ve sanığın müdafii ile görüşmesinin kaydedilmesi, izlenmesi veya bilgi ve belgelere el konulmasının müdafi yardımından yararlanma hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.

124. Açıklanan nedenlerle kural, 5275 sayılı Kanun’un 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasının “…görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tutukları kayıtlara elkonulabilir...” bölümü yönünden Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.” sonucuna vardı.

Kararın tamamı: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/11/20191129-7.pdf


[ Ekleyen  (Yonetim) | 29.11.2019 16:48:17 | Oy:  | Bu içeriğe oy verin ]
( Yorumlar (0) | Okunma : 263 | Bu haberi yazdır)

Köşe Yazıları

 
    Selman DURSUN

İnternet Yayınlarında Mütemadi Suç Özelliği ve İhmali Hareketle İştirak


    Ali Emrah BOZBAYINDIR  

Trump'ın Azil Süreci ve Kongre'deki Dengeler


Köşe Yazıları

 
    Erkan SARITAŞ

3. Yılına Girerken Ceza Muhakemesinde İstinaf Kanun Yolu ve Uygulaması


    İlker TEPE  

Ceza Hukuku Dogmatiği Hermeneutik Bir Etkinlik mi?


Üyelik
Kullanıcı Adı :
 
Şifre :
 
Güvenlik :
 
Hatırla :
 
   

» Yeni Kayıt !
» Şifremi Unuttum !
Yeni yazılar
Ceza Hukuku-Suç Politikası Geriliminin Dünü Bugünü: Kısa Bir Tarihsel Bakış Denemesi
Ceza Hukuku Dogmatiği Hermeneutik Bir Etkinlik mi?
Trump'ın azil süreci ve Kongre'deki dengeler
Brexit Krizine Yargı da Katıldı
Kriminolojinin Tanımı
Hit yazılar
Ceza Genel Hukuku Kitapları
Ceza Muhakemesinde İstinafa Dair Bazı Soru ve Cevaplar
HPD-Sayı 9
Ceza Mevzuatı-Tüzükler
CHD-Aralık 2006
2007-2009 & 2016-2019 © Copyright CezaHukuku.Org
Website motorumuz © 2006 AspSitem tabanlıdır.
Bu sayfa: 0,11 saniyede yorumlandı.