Anasayfan Yap    Favorilerine Ekle    E-Posta    Tavsiye Et    İletişim 
Bugün : 15 Aralık 2017   
 
 
CezaHukuku.Org
 

Ana sayfa

Haberler

Köşe Yazıları

Bağlantılar

Ziyaretçi Defteri

Forum

Dosyalar

Üyeler

İletişim
 

Kullanıcı Adı : Şifre : Güvenlik :6373420 Hatırla :

      [ CezaHukuku.OrgForum ] [ Topluma Karşı Suçlar ] [ MEB müfettişleri: Eğitimde dayak olur ]
Yonetim
[Genel-Teknik Sorumlu]



MSN : yok
Yaş : 42
Mesaj sayısı : 37
Giriş sayısı : 275
Puanı : 0
Konudan aldığı puan : 0
Puan verenler
Konuya Puan ver

Dayakla suçlanan müdürü müfettişlerin bu görüşü kurtardı: Öğrencinin eline bando bagetiyle vurulması sınıf disiplinini sağlama ve eğitim/terbiye amaçlıdır.

RADİKAL - ANKARA - Moda İlköğretim Okulu'nda, öğrencilerin eylem yapmasına neden olan 'müdür dayağı' ve 'sürgün' olayında, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin dayağı savunduğu ortaya çıktı. Müfettişler hazırladıkları raporda, okullarda 'eğitim amaçlı' dayak atılabileceğini savundu. Bir okul müdürünün öğrencilerin ellerine bando bagetiyle vurması, "Sınıf disiplinini sağlama ve eğitim terbiyesi amaçlıdır. Disiplin sağlamak için eğitim amaçlı olan bu davranışı Danıştay 2. Dairesi'nin 1978 tarihli kararında belirtildiği üzere, 'Öğretmenin öğrencisini dövmesi, disipline yönelik terbiye niteliktedir' kararına da uygun düşmektedir" ifadeleriyle 'yasal bir uygulama' gibi gösterildi. Müfettişlerin raporu üzerine müdür görevinde kalırken, müdürün davranışlarından rahatsız olan öğretmenler sürgün edilmişti.
İstanbul'daki Kadıköy Moda İlköğretim Okulu'nda 2005 yılında rehber öğretmenin bir sınıfta yaptığı ankette, 'Müdür sopasını bıraksın', 'O çağdışı sopayı istemiyoruz' yanıtları alınınca açığa çıkan olay basına yansımış ve soruşturma açılmıştı.

'Kulağı tutar, çekmeyiz'
Okul Müdürü Hüseyin Ceylan'ın öğrencilerini sopayla dövdüğü ve tehdit ettiği yönündeki iddiaların gazeteye yansıması üzerine harekete geçen MEB müfettişleri okula giderek müdür, öğretmen, öğrenci ve velilerle görüştü. Yanında çakı taşıdığı ve sürekli olarak okul içerisinde sopa gösterdiği iddia edilen Ceylan, hakkındaki iddialara, "Çakı taşıdığım doğrudur ancak bu çakıyı uzun yola gittiğim için yanımda bulunduruyorum" yanıtını verdi. Müdür, öğrencileri dövdükten bir gün sonra sınıfa gelerek "Sizin bu yediğiniz dayak değil, siz dayak görmemişsiniz. Sizi öyle bir döverim ki dayak nedir görürsünüz" sözleriyle tehdit ettiğini de doğrulayarak, "Bu sözleri söyledim. Bizler zaman zaman öğrencilerin kulağını tutarız ama çekmeyiz. Zaman zaman kaşlarımızı çatarız ama kızmayız" dedi.
Müfettişler, soruşturmayı bitirirken, dayakla suçlanan okul müdürü aklanmış ve görevde kalmasına karar verilmişti. Buna karşılık Ceylan'ın davranışlarını eleştiren dört öğretmen başka okullara sürgün edilmişti. Bunun üzerine öğrenciler eylem yaparak öğretmenlerini geri istemişti. Basında geniş yer bulan olayda müfettişlerin hazırladığı rapor, iki yıl sonra detaylarıyla yeniden gündeme geldi. 'Eğitim amaçlı dayağın serbest olduğuna' hükmedilen 2006 tarihli rapora göre öğrenciler 'okul müdürlerinin sopayı bırakması' yönündeki ifadelerini doğruladı. Ancak aynı raporda, öğrencilerin müdüre yönelik şikâyetlerini geri aldıkları kayda geçirildi.

'Öğrenciler sağlam'
Danıştay'ın 30 yıllık bir kararı da dayanak yapılan rapor şöyle:
"Öğrencilerin ellerine elindeki bando bagetiyle vurması, sınıf disiplinini sağlama ve eğitim/terbiye amaçlıdır. Öğrencilerin sağlığına zarar verilmemiş, bu öğrencilerden ve velilerden de şikâyetçi yoktur. Disiplini sağlamak için eğitim amaçlı olan bu davranışı Danıştay 2. Dairesi'nin 27 Aralık 1978 tarihli kararında belirtildiği üzere, 'Öğretmenin öğrencisini dövmesi, disiplini sağlama amacına yönelik terbiye niteliktedir' kararına da uygun düşmektedir. Söylenen çakı anahtarlığında takılı olup 5 santimetredir. Üzerinde öğrenci ve velilerden gören yoktur. Taşınmasında eğitim açısından bir kusur ve taşınmayacağıyla ilgili yasak da yoktur."

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=252979

------

MEB. BASIN AÇIKLAMASI

14.04.2008 günlü Radikal Gazetenizin 1. ve 4. sayfasında "Okulda MEB onaylı dayak" başlığıyla çıkan haberde geçen ifadeler Millî Eğitim Bakanlığı'nın temel yaklaşımıyla bağdaşmamaktadır.
 
Bugüne kadar 200'den fazla projeyi uygulamaya koyan Bakanlığımız, bütün çalışmalarında pedagojik bir yaklaşım sergilemiştir. Pedagojiye uymayan davranışların Millî Eğitim Bakanlığı tarafından benimsenmesi, hele tavsiye edilmesi düşünülemez.  Bu yaklaşım, okulda dayağa ve şiddete kesinlikle müsaade etmez.
 
Bunun yanında rehberlik sistemini a'dan z'ye yenileyen Bakanlığımız, daha önce olay ortaya çıktıktan sonra müdahale eden sistemden "problem ortaya çıkmadan müdahale eden" proaktif modele geçmiştir.
 
Gazetenizde geçtiği şekliyle MEB'in okullarda dayağa onay vermesi gibi bir durum söz konusu değildir.  Millî Eğitim Bakanlığı onaylı dayak haberi her yönüyle Millî Eğitimin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı'nda onay makamı Sayın Bakan'dır ya da Sayın Bakan adına imza atma yetkisine sahip olan makamlardır. Millî Eğitim Bakanlığı'nın binlerce denetim elemanı bir milyona yakın personeli vardır. Bu kişilerin her tasarrufu ve sözü bakanlığa mal edilirse bu yanlış bir yaklaşım olur. Hukuk devletinde yanlış yapandan fiilinin hesabı sorulur.

İlk etapta Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğimiz tarafından İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü İlköğretim Müfettişleri Başkanlığı'ndan alınan bilgide "Söz konusu haberde adı geçen Okul Müdürü Hüseyin Ceylan'ı eleştiren dört öğretmenin sürüldüğü iddiası tamamen asılsız ve mesnetsizdir. Çünkü öğretmenlerin geçirmiş oldukları soruşturmalar tamamen okul müdürünün geçirdiği soruşturmanın dışındadır." denilmektedir.
 
Ayrıca gazetenin baş sayfasında geçen MEB Müfettişleri: Eğitimde dayak olur ifadesi tamamen asılsız olup raporun hiçbir yerinde böyle bir ifade geçmemekle birlikte dayağı benimseyen bir ifadeye de yer verilmemiştir.

"Öğretmenin öğrencisini dövmesi, disiplini sağlama amacına yönelik terbiye niteliğindedir." ifadesi ise Danıştay 2.dairesinin kararıdır.
 
Bunun dışında gazetenizde  "kulağı tutar, çekmeyiz" alt başlığında sunulan okul müdürü Hüseyin Ceylan'ın sopayla öğrencileri dövdüğü ve tehdit ettiği, çakı taşıdığı, kulak çektiği "dayak nedir, görürsünüz" dediği şeklindeki  iddiaların tamamının asılsız olduğu, raporun ve ifadelerin hiçbirinde bu iddiaların sübuta ermediği görülmektedir.

Bütün bunlara rağmen meselenin çok yönlü ve detaylı bir incelemeye konu yapılması için Sayın Bakanımız tarafından Teftiş Kurulu Başkanlığı'na yetki verilmiştir.

2006 yılında yazılan bir müfettiş raporundan hareketle, Millî Eğitim Bakanlığı'nı zan altında bırakan haberinizin bu bilgiler ışığında düzeltilmesi ricasıyla saygılar sunarız.

Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği / http://www.meb.gov.tr/haberler/haberayrinti_basinaciklama.asp?ID=1327



Yonetim : 26.04.2008 23:06:32 Tarihinde bu mesajı düzenledi..
--------------------
Site Yönetimi
14.04.2008 10:27:00
     

Yonetim
[Genel-Teknik Sorumlu]



MSN : yok
Yaş : 42
Mesaj sayısı : 37
Giriş sayısı : 275
Puanı : 0

Kötü muamele

Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.


--------------------
Site Yönetimi
14.04.2008 10:29:48
     
X

[1]
     

Foruma Açılan son 5 konu
Açan
Forum istatistikleri
Yargılamanın Yenilenmesi - Yeni Delil..
Yonetim
Kanser hastası oğlunu öldüren babaya 15 ..
Yonetim
Çekte Af Depremi..
Yonetim
Devrim kanunları geri döndü..
Yonetim
İlginç iddia: Yeni TCK da İbadet Özgürlü..
Yonetim
Forumdaki 5 Kategoride 58 Forum var, Bu forumlara açılan 37 Konuya 9 Cevap yazıldı..
Kimler Bağlı Bağlı üye yok..
İyiki Doğdunuz Nice yıllara.. Bugün Doğan yok!

2007-2009 & 2016-2017 © Copyright CezaHukuku.Org
Website motorumuz © 2006 AspSitem tabanlıdır.
Bu sayfa: 0,11 saniyede yorumlandı.