Anasayfan Yap    Favorilerine Ekle    E-Posta    Tavsiye Et    İletişim 
Bugün : 20 Ağustos 2017   
 
 
CezaHukuku.Org
 

Ana sayfa

Haberler

Köşe Yazıları

Bağlantılar

Ziyaretçi Defteri

Forum

Dosyalar

Üyeler

İletişim
 

Kullanıcı Adı : Şifre : Güvenlik :3739142 Hatırla :

      [ CezaHukuku.OrgForum ] [ Kamu Davasının Sona Ermesi ] [ Devrim kanunları geri döndü ]
Yonetim
[Genel-Teknik Sorumlu]



MSN : yok
Yaş : 42
Mesaj sayısı : 37
Giriş sayısı : 256
Puanı : 0
Konudan aldığı puan : 0
Puan verenler
Konuya Puan ver

Adalet Bakanlığı’nın imam nikâhlı çift için verilen para cezasını erteletme talebi Yargıtay’dan “Devrim Kanunu” gerekçesiyle geri çevrildi. Devrim Kanunları’nın uygulanması tartışmalarını yeniden açacak kararla imam nikâhlı çiftlere hapishane yolu göründü.

Adalet Bakanlığı’nın imam nikahı cezasını erteletme hamlesi, Yargıtay’dan döndü. TCK’nin 230/5 fıkrası “Aralarında evlenme olmaksızın, evlenmenin dinsel törenini yaptıranlar hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir” hükmünü içeriyor.

MAHKEME CEZAYI ERTELEMEDİ • Yargıtay’ın kararına konu dava, Keskin Sulh Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, resmi evlenme olmadan dini nikâhla evlenmekten yargılanan çiftin eylemini sabit buldu. Mahkeme o aşamada cezayı açıklamak yerine “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verebilirdi. Ancak öyle yapmadı ve “kamunun uğradığı zararı karşıladıkları” gerekçesini de kullanarak sanık çifti 1000 YTL adli para cezasına mahkum etti.  

BAKANLIK, BOZMA İSTEDİ •
Yalnız bakanlık, mahkemenin bu kararı beğenmedi ve  “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmesini sağlamamak amacıyla “yasa yararına bozma” talebiyle Yargıtay’a başvurdu. Başvuruda “Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış sanıkların eylemleri zarar suçu değildir. Kamunun uğradığı bir zarar da yoktur. Anılan kanunun 231. maddesinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanması için gerekli şartlar mevcuttur” dendi. 
Bakanlığın başvurusu Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nde görüşüldü ve talep reddedildi. Karada, şöyle dendi: “CMK 231. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için aranan objektif koşullar içerisinde yalnızca ‘ceza miktarının iki yıl hapsi aşmaması’ ve ‘işlenen suçun inkilap kanunlarında yer alan suçlardan olmaması’ yer almaktadır... Diğer taraftan karara konu TCK 230/5 maddesinde suçun CMK 231. madde 14. fıkrasında belirtilen ‘Anayasanın 174. maddesinde koruma altına alınan inkilap kanunlarında yer alan suçlardan’ olup olmadığının da incelenmesi gerekir. Anayasanın 174. maddesinin ilk fıkrası ile koruma altına alındığı belirtilen 4. madde ise ‘17 Şubat 1926 tarihli Türk Kanunu Medenîsi’yle kabul edilen evlenme akdinin evlendirme memurunun önünde yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 10. maddesi hükmünü getirmiştir.”
Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı eski ile aralık 2001’de kabul edilen yeni Medini Yasa’da “Evlenmenin evlendirme memuru önünde yapılacağı ve evlenme kağıdı ibraz edilmeden dini merasim yapılamaz” hükmü yer aldı.

HERKESE VAR, ONLARA YOK •
Yargıtay kararında “Böylece Anayasanın 174. maddesiyle koruma altına alınmış olan Türk Medeni Yasası’nın medeni nikâh ile ilgili hükmünün korunması ve bu hükmü ihlal eden eylemleri yaptırım altına alan TCK 230/5 maddesinin CMK 231/14. maddede belirtilen suçlardan olduğu anlaşılmakla, yasa yararına bozma isteminin değişik gerekçeyle reddine oybirliğiyle karar verildi” dendi.
Bu kararla, iki aydan altı aya kadar ceza öngörülen imam nikâhı suçundan verilen cezalar ertelenemeyecek, ancak iki yıla kadar hapis öngörülen suçlarda erteleme uygulaması sürecek. Hükmün açıklanması ertelendiğinde, sanık beş yıl içinde yeni suç işlenmezse o dava ortadan kaldırılıyor.

1961 ANAYASASI’NDA DA VARDI • Yargıtay’ın imam nikâhına cezaya erteleme olmaz kararına esas aldığı Anayasa’nın 174. maddesindeki “İnkilap kanunlarının korunması” başlıklı düzenlemenin bir benzeri 1961 Anayasası’nda da bulunuyordu. 1961 Anayasası’nın 153. maddesi “Devrim kanunlarının korunması” başlığını taşıyordu. Hem 1961 hem 1982 Anayasası’nda bu başlık altında sekiz madde halinde devrim kanunları sıralanıyor ve “Bunların anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılıp yorumlanamayacağı” belirtilerek, bir nevi değiştirilemezlik getiriliyor.
Bu devrim kanunları arasında 4. fıkrada “17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi’yle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru tarafından yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 110’uncu maddesi hükmü” de sayılıyor.

http://www.taraf.com.tr/haber/22431.htm


--------------------
Site Yönetimi
29.11.2008 23:29:50
     

Yonetim
[Genel-Teknik Sorumlu]



MSN : yok
Yaş : 42
Mesaj sayısı : 37
Giriş sayısı : 256
Puanı : 0

Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören

Madde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan dolayı zamanaşımı, evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar

(5) Aralarında evlenme olmaksızın, evlenmenin dinsel törenini yaptıranlar hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir. Ancak, medeni nikah yapıldığında kamu davası ve hükmedilen ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

(6) Evlenme akdinin kanuna göre yapılmış olduğunu gösteren belgeyi görmeden bir evlenme için dinsel tören yapan kimse hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.

Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Madde 231 – (14) (Değişik: 23/1/2008 – 5728/562 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.

I. İnkılâp kanunlarının korunması

MADDE 174. – Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz :

1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;

2. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanun;

3. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun;

4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medenî nikâh esası ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmü;

5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun;

6. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun;

7. 26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa Gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun;

8. 3 Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.



Yonetim : 29.11.2008 23:36:56 Tarihinde bu mesajı düzenledi..
--------------------
Site Yönetimi
29.11.2008 23:36:23
     
X

[1]
     

Foruma Açılan son 5 konu
Açan
Forum istatistikleri
Yargılamanın Yenilenmesi - Yeni Delil..
Yonetim
Kanser hastası oğlunu öldüren babaya 15 ..
Yonetim
Çekte Af Depremi..
Yonetim
Devrim kanunları geri döndü..
Yonetim
İlginç iddia: Yeni TCK da İbadet Özgürlü..
Yonetim
Forumdaki 5 Kategoride 58 Forum var, Bu forumlara açılan 37 Konuya 9 Cevap yazıldı..
Kimler Bağlı Bağlı üye yok..
İyiki Doğdunuz Nice yıllara.. Bugün Doğan yok!

2007-2009 & 2016-2017 © Copyright CezaHukuku.Org
Website motorumuz © 2006 AspSitem tabanlıdır.
Bu sayfa: 0,11 saniyede yorumlandı.