• Cts. Nis 1st, 2023

CezaHukuku.Org

Ceza Hukukunun İnternet Adresi

Suç Mağdurunun Korunması ile İlgili Bazı Sorunlar

Byadmin

Mar 19, 2023

Çetin Özek, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt 50, Sayı 1-4, 1984, 13 – 67.

Kısaca değinmeğe çalıştığımız ceza hukuk u alanında yenileşme ve anlayış değişimleri olgusu “mağdur” konusunda da kendisini etkili bir biçimde göstermiştir. Gerçekten, “suç” denilen olgunun, “fail” ve “mağdur” şeklinde iki tarafı söz konusudur . Genellikle, tüm suçların mağduru “devlet” olarak kabul edilirken, suçtan zarar gören, devletin dışında gerçek kişi olmaktadır. Kaldı ki , “kişiye karşı suçlarda” “suçtan zarar gören” ile “suç mağduru” da aynı olmaktadır.

Mağdurun çıkarlarının devletçe savunulması gereğinin unutulması, belirli bir tarihsel süreç içinde gerçekleşmiştir. “Cezalandırmanın” bir fonksiyon olarak siyasal iktidarın tekeline girmesi, devlet için adeta “sübjektif hak” olarak kabul edilmesi ve bu hakkı devletin “savcılık” eliyle kullanması, suçtan zarar görenin, ceza hukuku alanında doğan ilişkilerin dışında kalmasına yol açtı.

Nasıl ilkel toplumlardaki “kısas, uzlaşma” sistemi, çağımızın “toplumsal” savunma için suçlunun devletçe cezalandırılması” anlayışı, belirli toplumsal ve siyasal gereksinmelerin sonucu ise, suça mağdur açısından yaklaşıma yönelen, “mağdur” konusunu ayrı bir bilim dalı haline getiren (victimoloji) de belirli doğruların saptanmasının ve bazı gereksinmelerin ürünü olarak ortaya çıktı.

Kriminoloji , sadece “cezalandırmaya” yönelen ve bu konudaki yasa normlarıyla kendisini sınırlı gören bir yapı içinde olmadığı için, “suçu” incelerken, ilişkinin suçlu-mağdur arasında olduğunun, doğru yargılara varabilmek açısından suçlu kadar mağdura da eğilmenin zorunluluğunun bilincine varmıştır. Böylece, “victimoloji ” denilen bilgi dalı oluşmuştur. Mağdurun korunması sorunu da, bu bilgi dalının konularından biridir .

Bazıları tarafından kriminolojiden dahi ayrı bir bilim dalı olarak kabul edilen “victimoloji”, giderek hukuk alanında da kendisini göstermeye, diğer bir deyişle klasik ceza hukuku üzerinde etken olmaya başlamıştır. Bu etkinlik özellikle “mağdurun korunması” açısından kendisini göstermektedir.