• Çar. Şub 11th, 2026

CezaHukuku.Org

Ceza Hukukunun İnternet Adresi

Suç Kolluğu – Öztekin Tosun

Byadmin

Oca 15, 2026

Öztekin Tosun, “Suç Kolluğu“, İstanbul Üniversitesi Mukayeseli Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt: 6, Sayı: 9, 1972, 3 – 18.

I – Genel Olarak Kolluk

II – Kolluk İçinde Suç Kolluğu

  • 1) Tanım
  • 2) Terminoloji
  • 3) Görevleri
  • 4) Nitelikleri
  • 5) Tarihçesi

III – Suç Kolluğu Konusunda Sistemler

  • 1) Suç kolluğu işlerinin aynı kolluk kuruluşunca yapılması sistemi
  • 2) Suç kolluğu işlerinin ayrı bir kuruluşça yapılması sistemi
  • 3) Karma sistem
  • 4) Sistemler hakkındaki görüşümüz

IV – Ayrı Suç Kolluğu Kuruluşunda Bunun Nereye Bağlanacağı Sorunu

  • 1) Suç kolluğu savcılığa bağlı olmamalıdır görüşü
  • 2) Suç kolluğu savcılığa bağlı olmalıdır görüşü
  • 3) Karma sistem

V – Sonuç

V – SONUÇ

Görüldüğü gibi, karma sistemde suç kolluğu savcının etkisi altında kalmakta, fakat ona yük olmamaktadır; kendi şefleri bu yükü paylaşmaktadır, üzerine almaktadır. Kanımızca, ülkemizde de karma adını verdiğimiz bu sistem gerçekleştirilmelidir. Bu konuda CMUK m. 154 karşımıza çıkmaktadır. Bu madde suç kolluğunun kuruluş olarak savcılık ile bağlılığını reddetmekle beraber, görevsel bağlılığını da zayıflatmaktadır. Şöyle ki, bu maddeye göre savcı emrini kaide olarak ancak kolluk amirlerine doğrudan doğruya verebilmekte, kolluk memurlarına verememektedir. Kaide olarak savcının emri kolluk amirlerine verilecek, kolluk amiri onu memurlarına iletecektir. Ancak istisna durumlardadır ki savcı kolluk amirini atlayarak memura şifahi emir verebilmektedir¹⁴. Bu durum, bizce, savcının adli polis üzerindeki etkisini azaltıcıdır; savcı amire olduğu gibi, memura da doğrudan doğruya emir verebilmelidir. Kanun bu şekilde değiştirilmelidir.

Yine aynı maddede yapılacak ikinci bir değişiklik tıpkı İtalyan kanununda olduğu gibi savcının doğrudan doğruya kolluk amirini kovuşturmasına engel olan hükümde olmalıdır. Bugünkü durumda, savcı zabıta memurlarını doğrudan doğruya kovuşturabilmekte, fakat zabıta amirlerine dokunamamaktadır. Bunlar Hakimler Kanunundaki usule göre kovuşturulabilmektedir (CMUK m. 154/4). Kanımızca, bu hüküm kaldırılınca, yine İtalya’da olduğu gibi, savcının suç kolluğu görevi yapanların nakli ve azli hususunda yetkili olması aranmalıdır; yine orada olduğu gibi kolluk amirlerinin memurlarına disiplin cezası verebilmesi yanında savcının da aynı memurlara disiplin cezası vermesi mümkün olmalıdır.

Bu kanuni hükümler yanında suç kolluğu memurlarının araba, telsiz, laboratuvar gibi imkânlardan faydalanması da sağlanmalıdır. Bunların neler olabileceğini ortaya çıkarmak için kolluk konusunda üniversite, adliye ve kolluk yetkililerinin toplanarak sorunu bir kollokyum halinde ele almaları yoluna gidilmelidir. Kanımızca, sorun o kadar önemlidir ki, kuvvetli bir suç kolluğu olmadan, serbestliğin ve hürriyetin en fazlasını sağlayan demokratik düzen içinde kalmak bile zor olacaktır. Eğer suç kolluğu suçluları bulmaz veya bulamaz ise, halk efkârı böyle bir demokratik düzenden bile vazgeçebilir. Demokratik düzen içinde, hürriyetten faydalanarak suç işleyenler kuvvetli bir suç kolluğu tarafından yakalandığı ve yakalanacağı fikri telkin edildiği takdirde demokrasiden de şikâyetler azalmış olacaktır.

By admin