Nurullah Kunter, “Türkiye’de Suçluluğun İçtimai Amilleri“, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 8/3, 1951.
* Suçun çeşitli amillerini meydana çıkarmak hususunda kullanılan metotların ve elde edilen neticelerin tenkit ve tahlili mevzuunu ele alan ve 1950 yılında Paris’te toplanmış olan Kriminoloji Milletlerarası İkinci Kongresinde sunulan rapordur.
I — Türkiye’de suçluluğun içtimaî amillerini meydana çıkarmak için yapılan araştırmalar ve kullanılan metodlar
- A — İstatistik
- B — Anket
- C — Monografi
II — Metodların tenkit ve tahlili
- A — İstatistik
- B — Anket
- C — Monografi
III — İlerde yapılacak araştırmaların metodları hakkında temenniler
IV — İçtimaî amilleri meydana çıkarmak gayesi ile yapılan araştırmaların neticeleri
- A — Aile muhitine müteallik amiller
- Medenî hal
- Kanuna aykırı birleşmeler
- Ailenin dağılması
- Ailede suçluluk
- B — İçtimaî muhite müteallik amiller
- Suç mıntıkaları
- Nüfus kesafeti
- Şehirde veya köyde ikamet
- Muhit değiştirmeler
- Cehalet
- Örf ve adetler
V — Neticelerin tenkidi ve tahlili ve ileride yapılacak araştırmalar hakkında temenniler
a) Bu güne kadar yapılan araştırmalar umumiyetle umumî içtimaî amilleri aramak gayesini gütmüşlerdir. İleride yapılacak araştırmalar belli suçların amillerini aramağı gaye edinmelidir. Bir içtimaî hadise bir suçun amili olur da bir diğerinin olmıyabilir. Nitekim okuma yazmanın böyle bir amil olduğunu görmüş bulunuyoruz.
b) Suç amillerinin araştırılması içtimaî hadiselerle belli suçlar arasında korrelasyonların tesbitini gerektirir. Bu da gerek suçlulara, gerek suçlu olmıyanlardan mürekkep kontrol gruplarına müteallik mümkün olduğu kadar fazla sayıda bilgilerin mevcudiyetini istilzam eder. İlerideki araştırmalarda bu hususa ehemmiyet verilmesi lâzımdır.
c) Bir suç ile bir içtimaî hadise arasındaki korrelasyonun tesbiti ile iş bitmiş değildir. Zira bir korrelasyonun mevcudiyeti zaruri olarak bir illiyet bağının mevcudiyetini gerektirmez. İlliyet sebebi olmadığı halde korrelasyonun mevcut olabilmesi mümkündür, zira hem suça hem o içtimaî hadiseye sebep olan müşterek fakat uzak bir sebep mevcut olabilir. Bizim de aradıklarımız suçun sebepleri olduğuna göre, suç ile içtimaî hadise arasında illiyet bağı olmadığı görülünce, müşterek sebebi buluncaya kadar aramak icap edecektir. İlâve edelim ki illiyet bağının araştırılması diğer amillerin, bilhassa ferdî amillerin tedkikini gerektirir.
d) Amillerin suça sebep oluşlarının aynı ehemmiyette olmadıklarını da kabul etmek lâzımdır. İçtimaî amiller tesirlerini doğrudan doğruya değil, fakat dolayısı ile icra ederler. Suç her şeyden önce ferdî bir fiildir. Onu işliyen insandır, insana taallûk eden âmiller, yani ferdî âmiller doğrudan doğruya tesir icra eden amillerdir.
e) Bir tek amile, yani bir tek sebebe veya sadece içtimaî veya ferdî amillere bağlanıp kalınmamalıdır. Suç bütün amillerin heyeti umumiyesinin bir mahsulüdür. Her amilin bir rolü vardır.